Bazı projeler hızlıca masada oluyor. Hızlıca diyince öyle ilhamla iki satır yazmak gibi değil. Gerçi o iki satırlar da birikimle oluyor. Hangi manav sadece gazetede haber okuyarak tüm gün de meyve dizerek şiir yazmış? Yazmış mı? Bilmiyorum. Benim kendime uyanışım. Masanın üzerine koyduğum kolaj işim. Projem. Bi hayaller bi hayaller yine. (Haziran son haftası) Ama ne kafada gezdirmeler. Herşeyi. Her görüntüyü. Neden alıp alıp evime taşıyorum diyorum bazen. Kafamda kolaj yapıyormuşum. Trenler çiçek taşıyor taş değil (eski evimin yanından taş taşıyan tren geçmesin mi hergün. geçsin. geçiyordu)

Keşke daha çok bulutlara bakarak yaşayabilsem. Ama anca bu kadar. Dünya bana bana dönüyor. Filiz hanım, yaza yaza diyor. Yaza yaza yazabilirsin. Okumak? Okuduk galiba diyorum kendimkendime. Okudum çok da sıra yaza yazmaya geldi. Kafamda taşıdım durdum bu iki ikiz kelimeyi. Yaza yaza bende fotoğrafçılığımla ilgili yazmayı deneyeceğim. Burada. Kendime ses. Hem türkçe klavyemde geliyor. Malum. Yaza yaza, yazacağım. Kendi dilimde please. Lütfen.
Leave a comment